Çağın ‘Trajik’ İnsanlık Suçu: Sefil ve Rezil Bir Hayat

0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
featured

Çağın ‘Trajik’ İnsanlık Suçu: Sefil ve Rezil Bir Hayat

Suat Umutlu
29.10.2026

“Aklı ve cesareti ile kurduğu yeni ülkede istese halife de, padişah da olabilirdi ama beklentilerin aksine istemedi Cumhuriyeti kurdu.
O, cesurdu, yandaşına değil sana ve bana, ikimize emanet etti.” – Barbaros İrdelmen

*
Rousseau, ​”İnsan özgür doğar, ama her yerde zincire vurulmuştur” derken çok haklı, zira bedenini hedef alan ve aç bırakan yoksulluğu ayıplan(a)masa da onurunu, iradesini, kişiliğini hedef alan ve “biat ve itaat” eder hale zorlayan “modern” sefaleti! tam anlamıyla bir yüz karası hatta Seneca’nın ifadesiyle “köleliğin en acısıdır.”

Gerçekten, korku ortamında aç bırakılmasının yanında hak arayacak ya da sorgulayacak isyan etme yetisini yani zihinsel ve ruhsal enerjisini kaybedip adeta bir eşyaya dönüşen milyonlarca insan hayatta kalabilmek için hâlâ “Sefalet Sınavı” veriyorsa, vicdanına yabancılaşmış, düşünmüyor ve sorgulamıyorsa, adaletsizliğe sessiz kalıyor ve “rezil” bir yaşama kendisini mahkum ediyorsa kısaca ‘ben bir insanım’ diyebilme direnci çalınmışsa
ona sırtını dönen toplumun da ahlaki sefaleti, çağın insanlık suçlarından biri değil midir?

Oysa, ne kadar çaresiz ve yalnız kalınsa da insan olmaktan vazgeçilmemelidir. Zira açlık kadar adalete ve haysiyete de sahip çıkmanın; biat kültürünün yarattığı “ne yapalım, düzen böyle” esaretinden kurtulmanın, kısacası korkunun duvarlarını yıkabilmenin yolu elbette vardır.

Bakınız! Yüz yıl önce bu toprakların ahval ve şeraitinde hem yokluk hem de itaat ve biatla “kul” olan, “sefil ve rezil” bir yaşam süren millet ortak vicdanıyla birbirinin elinden tuttu ve Ata’sıyla birlikte kurtuluş ve kuruluş mücadelesi vermedi mi?

Sadece bir rejimin adı değil, insanın kulluktan kurtulup ‘kendi’ kaderine sahip çıkan haysiyetli birey olduğu; hatta en önemli kurucu felsefesi “kimsesizlerin kimsesi” olan Cumhuriyeti kurmadı mı?

İnsan olmanın sadece nefes almak olmadığını; cehaletin, esaretin, yoksulluğun yarattığı çaresizlik karşısında geleceği yaratma iradesini
idrak edebilmeyi velhasıl “Ben” değil “Biz” olup direnmenin önemini göstermedi mi?

Cumhuriyet…
Türk’ün en büyük bayramı kutlu olsun.

Suat Umutlu
Çivril, 29 Ekim 2026
​

Çağın ‘Trajik’ İnsanlık Suçu: Sefil ve Rezil Bir Hayat
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter


Giriş Yap

Haberveriyor ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.