Muğla’da Acıbadem Bodrum Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Şirin Atlığ, kemik erimesinin uzun süre belirti vermeden ilerleyebildiğini ve çoğu kişinin bu durumu ilk kez bir kemik kırığı ile fark ettiğini belirtti.
Dr. Atlığ, osteoporozun özellikle menopoz sonrası kadınlar ve ileri yaş erkeklerde daha sık görüldüğünü ifade ederek, genetik yatkınlığı olanların ve menopoza giren kadınların düzenli kemik yoğunluğu ölçümü yaptırmasının önemine dikkat çekti.
Kemik sağlığının çocukluk döneminden itibaren şekillendiğini vurgulayan Atlığ, “Kişinin kemik kütlesi yaklaşık 25 yaşında en yüksek seviyeye ulaşıyor. Yetersiz beslenme, hareketsizlik ve D vitamini eksikliği ilerleyen yıllarda kemik erimesi riskini artırıyor” dedi.
Hareketsizliğin en önemli risk faktörlerinden biri olduğunu belirten Dr. Atlığ, düzenli egzersizin kemik yapımını desteklediğini söyledi. Uzun süre hareketsiz kalmanın, menopozla birlikte hormon düzeylerinin azalmasının ve aşırı kahve tüketiminin kemik yıkımını hızlandırdığını ifade etti.
Dr. Atlığ, kemik erimesinden korunmanın yaşam boyu sürdürülen alışkanlıklarla mümkün olduğunu belirterek, protein ve kalsiyumdan zengin beslenmenin, düzenli ağırlık egzersizleri yapmanın ve D vitamini düzeyini kontrol ettirmenin önemine vurgu yaptı.
Özellikle risk grubundaki kişilerin kemik yoğunluğu ölçümü yaptırmasının kritik olduğunu belirten Atlığ, erken tanı konulduğunda kırık riskinin önemli ölçüde azaltılabileceğini ifade etti.






















