Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, bölgedeki savaşların Türkiye turizmine etkilerini değerlendirerek erken rezervasyon döneminde resort bölgelerinde yüzde 20’ye varan iptaller yaşandığını, yoğun tanıtım çalışmaları ve yeni rezervasyonlarla kayıpların büyük bölümünün telafi edildiğini söyledi. Ersoy, turizmde küresel rekabetin giderek arttığını vurgulayarak Formula 1 organizasyonunun etkinliklerle İstanbul geneline yayılacağını belirtti.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Plan ve Bütçe Komisyonunda, Kültür ve Turizm Bakanlığının 2027 yılı bütçe teklifi ile 2025 yılı kesin hesap teklifine ilişkin milletvekillerinin sorularını yanıtladı. Türkiye’nin çevresindeki savaşlara rağmen turizm sektörünü ayakta tutmayı başardığını belirten Ersoy, tanıtım faaliyetleri, pazar çeşitliliği ve yeni rezervasyonlarla olumsuz gelişmelerin etkisini azaltmaya çalıştıklarını ifade etti.
2025 yılının 65,2 milyar dolar turizm geliri ve 64 milyon ziyaretçiyle tamamlandığını hatırlatan Ersoy, 2026 yılına da başarılı bir başlangıç yaptıklarını ancak 28 Şubat itibarıyla başlayan İran savaşı ve bölgedeki diğer çatışmaların sektörü etkilediğini söyledi.
Erken Rezervasyonlarda Yüzde 20’ye Varan İptaller Yaşandı
Savaşın özellikle Antalya ve Ege gibi resort turizm bölgelerinde erken rezervasyonları olumsuz etkilediğini kaydeden Ersoy, bölgelere göre yüzde 20 ila 30 arasında iptaller yaşandığını belirtti.
Kriz döneminde geçmiş yıllarda sezonun kaybedildiğini ancak bu kez farklı bir strateji izlediklerini anlatan Ersoy, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansının çalışmaları ve sektörün krizlere karşı hazırlıklı olmasının kayıpların azaltılmasında etkili olduğunu söyledi.
Ersoy, üç ay boyunca yürütülen yoğun tanıtım faaliyetleri ve geriye dönük rezervasyon çalışmaları sayesinde resort bölgelerinde yaşanan kayıpların büyük bölümünün telafi edildiğini ifade etti. Bu bölgelerdeki düşüşün yüzde 5,5-5,6 seviyelerine gerilediğini belirten Ersoy, Türkiye genelinde ise yılı yüzde 1,5-2 bandında ekside kapatmayı öngördüklerini dile getirdi.
“Türkiye Ateş Çemberinin Ortasında İstikrar Adası”
Türkiye’nin çevresindeki savaşların turizm hareketliliğini doğrudan etkilediğine dikkat çeken Ersoy, Ukrayna-Rusya savaşı ve İran çevresindeki gelişmelerin yanı sıra hava trafiğinde yaşanan aksaklıkların da sektörü zorladığını söyledi.
Turistlerin büyük bölümünün hava yoluyla Türkiye’ye geldiğini belirten Ersoy, uçuşların kapanması veya güvenlik endişeleri nedeniyle azalmasının rezervasyonları etkilediğini kaydetti.
Buna rağmen Türkiye’nin yoğun tanıtım çalışmaları ve yürütülen politikalar sayesinde güven algısını hızla güçlendirdiğini ifade eden Ersoy, “Bunca olumsuzluğa rağmen ateş çemberinin ortasında bir istikrar adası olmayı başardı” dedi.
Ersoy, üçüncü çeyrek itibarıyla turist girişlerinde yeniden başa baş seviyeye, bazı dönemlerde ise bunun üzerine çıkmayı başardıklarını belirtti.
Yeni Rezervasyonlar ve Uçuşlarla Kayıplar Azaltıldı
Resort bölgelerine gelen turistlerin yaklaşık yüzde 80-85’inin charter uçuşlarını kullandığını aktaran Ersoy, savaşın ilk döneminde bazı tur operatörlerinin uçuş rotalarını İspanya, İtalya, Fransa ve Yunanistan gibi ülkelere yönlendirdiğini söyledi.
Bu kayıpları telafi etmek amacıyla Türk Hava Yolları ve diğer hava yolu şirketlerinin desteğiyle ilave uçuşlar planlandığını belirten Ersoy, yeni rezervasyonlar ve otel kapasitesinin değerlendirilmesiyle sürecin yönetildiğini ifade etti.
Turizmde kişi başı gecelik gelirin önemine de değinen Ersoy, yabancı turistlerde bu rakamın 2017 sonunda 82,9 dolar seviyesindeyken 2026 yılının ilk dokuz ayında 119,9 dolara yükseldiğini açıkladı. Buna göre kişi başı gecelik gelirde yüzde 44,6 artış gerçekleşti. Yurt dışında yaşayan Türk vatandaşları da dahil edildiğinde ise söz konusu gelir 75,8 dolardan 107,7 dolara çıktı.
“Turizmde Rekabet Her Geçen Gün Artıyor”
Turizm sektöründe küresel rekabetin giderek zorlaştığını vurgulayan Ersoy, artık yalnızca ülkelerin değil, farklı bölgelerin de turist çekmek için yoğun çaba gösterdiğini söyledi.
Türkiye’nin turizm sezonunu uzatmak amacıyla golf, spor, kültür, müze ve gastronomi gibi alanlara yatırım yapması gerektiğini belirten Ersoy, özellikle Ege Bölgesi’nde sezonun Antalya’ya kıyasla daha kısa olmasının bu tür projeleri önemli hale getirdiğini ifade etti.
Çeşme ve Didim gibi bölgelerde turizmi geliştirmeye yönelik projeler üzerinde çalıştıklarını kaydeden Ersoy, yatırımcıları destekleyecek ve sezonu uzatacak çalışmaların önemine dikkat çekti.
Formula 1 Etkinlikleri İstanbul Geneline Yayılacak
Formula 1 organizasyonuna ilişkin hazırlıkların da sürdüğünü belirten Ersoy, yarışların en az beş yıllık başlangıç anlaşmasıyla Türkiye’ye kazandırıldığını söyledi.
Formula 1 etkinliklerinin yalnızca yarış alanıyla sınırlı kalmayacağını ifade eden Ersoy, İstanbul genelinde farklı organizasyonlar düzenleneceğini belirtti. Yarış için İstanbul’a gelen turistlerin Antalya ve Bodrum gibi destinasyonlarda tatillerini sürdürmelerini sağlayacak tanıtım ve paket çalışmalarının da planlandığını aktardı.
Ersoy, Formula 1’in yanı sıra spor organizasyonları ve uluslararası etkinliklerin de turizmin düşük sezon dönemlerinde hareketlilik oluşturması amacıyla destekleneceğini sözlerine ekledi.

















