Lefkoşa’da, 14 Ağustos 1974’te gerçekleşen Taşkent Katliamı’nın üzerinden 52 yıl geçti. Katliamda eşini kaybeden Emine Besim, yaşadıklarını ve o dönemde köyde yaşananları anlattı.
Rum silahlı grupları ve EOKA-B militanları tarafından gerçekleştirilen saldırıda, 15 ile 70 yaşları arasında 84 masum Kıbrıs Türkü hayatını kaybetmişti. Besim, Galavason köyünden Taşkent’e gelişlerini ve köydeki gergin ortamı aktarırken, eşinin kaybının ardından yaşadığı derin acıyı dile getirdi.
Besim, köye geldiklerinde Rumların silahları topladığını ve erkeklerin evlerinden zorla alındığını belirtti. “Hemen dedim ki ‘Vurdular bizimkileri. Bu rüya değil, bu gerçek. Allah bana hissettirdi’” ifadelerini kullandı.
Katliam öncesinde, köydeki ortamın giderek gerildiğini anlatan Besim, “Ortalık kızışmaya başladı, korku başladı. Kimi siper hazırlığındaydı, kimi teşkilat için bir oraya bir buraya koşuyordu” dedi. Besim, Rumların köyü bastığında yaşananları da detaylandırarak, erkeklerin evlerden zorla toplandığını söyledi.
“14 yaşından 70 yaşına kadar evlere zorla girdiler” diyen Besim, o sırada teyzesinin evinde olduğunu ve 15 yaşındaki kuzeninin de götürüldüğünü anlattı. Eniştesinin eve döndüğünde çocuklarını bulamadığını ifade eden Besim, “Evde boşluk görünce ‘Çocuklar nerede?’ dedi” şeklinde konuştu.
Besim, erkeklerin götürülmesinin ardından köyde kadınlar ve çocukların kaldığını, herkesin büyük bir belirsizlik içerisinde olduğunu belirtti. “Artık herkes perişan oldu. Kimse kalmadı, arayan soran yok” dedi.
Yaşadığı rüyayı da paylaşan Besim, “Yatıp uyuyakaldım. Sabah oluyordu. Benim gece rüyama geldi, silah ile taradılar” diyerek, rüyasında erkeklerin öldürüldüğüne inandığını ifade etti.
Besim, eşini anlatırken gözyaşlarına boğuldu. “Eşim çok iyi biriydi. Onsuz kaç sene var. 51 senedir gözyaşı döküyorum. Eşim gibi bir daha gelmez dünyaya” dedi. Besim, yaşadığı travmanın kendisi için ne kadar derin olduğunu ve yıllar geçse de acısının dinmediğini vurguladı.





















