Medicana International İzmir Hastanesi Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Abdi Sağcan, ani pozisyon değişiklikleri sonucu yaşanan göz kararmalarının vücudun tansiyon dengesini yeniden kurma sürecinin bir sonucu olduğunu belirtti. Bu durumun sıklaşması ve bayılmaya neden olması halinde mutlaka araştırılması gerektiğini vurguladı.
Prof. Dr. Sağcan, oturur veya yatar pozisyondan aniden ayağa kalkıldığında kanın bacaklar ve karın bölgesindeki damarlarda geçici olarak biriktiğini ifade etti. Bu durumun beyne ulaşan kan akışını kısa süreliğine azalttığını belirten uzman, “Oturduğumuz ya da yattığımız pozisyondan hızlıca kalktığımızda yerçekimi nedeniyle yaklaşık 500-1000 mililitre kan bacak ve karın bölgesinde birikir. Bu, kalbe dönen kan miktarını azaltır ve birkaç saniyeliğine beyne giden kan akımını düşürür” dedi.
Göz kararmasının, beyne giden kan akımındaki azalmadan kaynaklandığını söyleyen Prof. Dr. Sağcan, sağlıklı bir vücutta tansiyon düşüşünün basınç algılayıcıları tarafından hemen fark edildiğini ve sinir sisteminin devreye girerek kalp hızını artırdığını açıkladı. Ayrıca, retina ve beynin görme merkezinin kan akımındaki değişikliklere duyarlı olduğunu belirtti.
Prof. Dr. Sağcan, göz kararmalarının 10-15 saniyeden uzun sürmesi ve sık tekrarlaması durumunda mutlaka bir doktora başvurulması gerektiğini vurguladı. Ayrıca, tansiyon düşürücü ilaçlar, yetersiz sıvı tüketimi ve bazı sağlık sorunlarının bu durumu tetikleyebileceğini ifade etti. Göz kararmasıyla birlikte bayılma, düşme, göğüs ağrısı veya nefes darlığı gibi belirtiler yaşanıyorsa, vakit kaybetmeden tıbbi yardım alınması gerektiğini söyledi.
Göz kararması şikayetlerini azaltmak için günlük hayatta alınabilecek basit önlemler arasında ani hareketlerden kaçınmak, yeterli sıvı almak ve uzun süre hareketsiz kalmamak yer alıyor. Prof. Dr. Sağcan, yataktan veya sandalyeden kalkarken acele edilmemesi gerektiğini ve ayak bileklerinin hareket ettirilmesinin kan akışını artırabileceğini belirtti.





















