İzmir’de Acıbadem Kent Hastanesi Jinekolojik Onkoloji Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Alpay Yılmaz, meme ve yumurtalık kanserlerinde genetik mirasın önemine dikkat çekti. Ailesinde bu kanser türlerinden birinin öyküsü bulunan bireylerin, zamanında yaptıracakları genetik testlerle kanser riskini önemli ölçüde azaltabileceklerini belirtti.
Doç. Dr. Yılmaz, meme kanserinin yaklaşık %5-10’unun, yumurtalık kanserinin ise %15-20’sinin genetik geçiş gösterdiğini ifade ederek, bu durumun “Ailevi Meme ve Yumurtalık Kanseri Sendromu” olarak adlandırıldığını söyledi.
Aile öyküsünün, bu sendromun belirlenmesindeki en önemli ipucu olduğunu vurgulayan Yılmaz, genç yaşta meme kanseri, yumurtalık kanseri öyküsü veya ailede birden fazla meme kanseri vakası gibi durumların önemli uyarıcı belirtiler arasında yer aldığını kaydetti. Genetik testlerin, bu özellikleri taşıyan kişilerde yapıldığını ve pozitif sonuç almanın kişinin kanser olduğu anlamına gelmediğini belirtti.
Genetik mutasyon saptanan bireylerin yakın akrabalarının da değerlendirilmesi gerektiğini dile getiren Yılmaz, aile bireylerinin genetik testlerden geçirilmesinin önemine vurgu yaptı. BRCA1 ve BRCA2 genlerindeki mutasyonların, Ailevi Meme ve Yumurtalık Kanseri Sendromu’nun en sık nedenleri olduğunu belirtti.
BRCA1 mutasyonu taşıyan kadınlarda meme kanseri riski %60-80, yumurtalık kanseri riski ise %35-60 arasında değişirken, BRCA2 mutasyonu taşıyan kadınlarda bu oranlar sırasıyla %55-75 ve %10-25 olarak ifade edildi. Yılmaz, bu mutasyonların özellikle 30 yaşından sonra meme kanseri riskini artırdığını söyledi.
Genetik test sonucu pozitif çıkan bireyler için kişiye özel takip programları hazırlandığını belirten Yılmaz, erken yaşta ve daha sık meme görüntülemeleri yapılmasının önemine dikkat çekti. Ayrıca, çocuk sahibi olma planını tamamlayan kadınlarda koruyucu amaçla yumurtalıkların alınmasının riskleri önemli ölçüde azaltabileceğini ifade etti.
Doç. Dr. Yılmaz, ailesinde meme veya yumurtalık kanseri öyküsü bulunan kişilerin, zaman kaybetmeden uzman görüşü alması gerektiğini vurguladı. Genetik mirasın bilinmesinin, sadece bireyin sağlığını değil, gelecek nesillerin sağlığını korumak için de kritik bir adım olduğunu sözlerine ekledi.






















