Brabus denince akla hâlâ yüksek güçlü Mercedes-AMG modelleri ve sıra dışı Maybach projeleri geliyor. Ancak şirket son yıllarda otomobilden yatlara, motosikletlerden mobilyaya kadar pek çok farklı alana açıldı. CEO Constantin Buschmann’a göre artık mesele değişip değişmemek değil, bu dönüşümün ne kadar hızlı ilerleyeceği.
Brabus Bodo Markanın Yeni Dönemini Temsil Ediyor
Bu yeni yaklaşımın en net örneği, Aston Martin Vanquish temelli Brabus Bodo oldu. Monterey’de tanıtılan otomobil, markanın modern dönemdeki ilk tamamen özel gövde tasarımlı yol otomobili olarak öne çıkıyor. Brabus bu kez hazır bir otomobili modifiye etmek yerine önce nasıl bir araç yapmak istediğine karar verdi, ardından bu fikre en uygun altyapıyı aradı.
Şirket bu süreçte Mercedes-Benz dahil farklı platformları değerlendirdi. A sütunundan aks mesafesine, dönüş çapından elektronik ve mekanik altyapıya kadar birçok detay incelendikten sonra Aston Martin Vanquish seçildi. Ortaya çıkan 2+2 grand tourer, Brabus’un kurucusu Bodo Buschmann’ın adını taşıyor ve modifiye edilmiş V12 motorundan 1.000 beygir güç üretiyor.
Bodo’nun 0’dan 100 km/s hıza yaklaşık 3 saniyede ulaşabildiği ve 360 km/s civarında azami hıza sahip olduğu belirtiliyor. Üretim ise yalnızca 77 adetle sınırlı olacak. Ancak şirket açısından asıl önemli nokta performans rakamlarından çok, artık tamamen kendi tasarım diliyle farklı otomobil türleri geliştirebilecek seviyeye ulaştığını göstermesi.
Brabus’un Mercedes-Benz tabanlı modellerden vazgeçmesi beklenmiyor; bu otomobiller şirketin ana işlerinden biri olmaya devam edecek. Buna karşın Porsche 911, Bentley ve Range Rover gibi farklı markalar üzerinde çalışan Brabus, yat ve motosiklet projelerini de genişletiyor. Buschmann’ın sözlerinden anlaşıldığı kadarıyla Bodo tek seferlik bir deneme değil, markanın önümüzdeki yıllarda izleyeceği daha geniş dönüşümün başlangıcı.













