İstanbul’da, toplumda her 10 kişiden birinde böbrek taşı hastalığı tespit ediliyor. Bu hastalık, zamanında tedavi edilmediğinde böbrek fonksiyonlarının kaybına ve ciddi enfeksiyonlara yol açabiliyor.
Medipol Acıbadem Bölge Hastanesi Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Ramazan Gökhan Atış, şiddetli bel ağrısı ile başlayan böbrek taşı vakalarında, ateşin eşlik etmesi durumunda hemen sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini vurguladı.
Prof. Dr. Atış, böbrek taşının tedavi edilmediği takdirde kalıcı böbrek hasarına yol açabileceğini belirtti. Taşın yerine ve büyüklüğüne göre tedavi yöntemlerinin değiştiğini ifade eden Atış, düzenli takip ve yeterli sıvı tüketiminin taş oluşumunu önlemede önemli olduğunu kaydetti.
“Toplumumuzun yaklaşık yüzde 10-12’sinde böbrek taşı görülüyor. Taş hastalığı doğru zamanda tedavi edilmezse böbreğin fonksiyonunu kaybetmesine neden olabilir,” diyen Atış, tedavi planının taşın büyüklüğüne ve konumuna göre belirlenmesi gerektiğini açıkladı.
Taşın idrar kanalını tıkaması durumunda ciddi sonuçlar doğurabileceğine dikkat çeken Atış, “Kanala düşen taş böbrekte tam tıkanıklığa neden olduğunda böbrek fonksiyonları bozulabilir ve hayatı tehdit eden enfeksiyonlar gelişebilir. Şiddetli ağrı ve ateş durumunda hastaneye başvurulmalıdır,” dedi.
Prof. Dr. Atış, böbrek taşı hastalığının tekrarlanmaması için yaşam tarzı değişikliklerinin önemine de değinerek, günlük sıvı tüketiminin artırılması gerektiğini belirtti. “Özellikle yaz aylarında daha fazla su içilmelidir. Kırmızı et tüketimi dengelenmeli, yemeklere tuz eklenmemeli ve düzenli egzersiz yapılmalıdır,” şeklinde konuştu.
Böbrek taşı tedavisinde farklı yöntemlerin uygulandığını ifade eden Atış, “İki santimetrenin altındaki taşlar için şok dalga tedavisi veya endoskopik lazer yöntemleri tercih ediliyor. Daha büyük taşlar için ise böbreğe küçük bir kesiyle ulaşarak taşlar kırılıp çıkarılabiliyor,” dedi.






















