Türkiye’nin Jeotermal Enerji Hedefi: Kurulu Güçte 4 Bin 500 MW

featured
Türkiye’nin Jeotermal Enerji Hedefi: Kurulu Güçte 4 Bin 500 MW
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Türkiye’de jeotermal kaynaklardan elektrik üreten 68 santralin toplam kurulu gücü 1.800 megavata ulaştı. Jeotermal Enerji Derneği Başkanı Ali Kındap, 2035 yılına kadar kurulu gücün 4 bin 500 megavata çıkarılmasının hedeflendiğini belirterek yerli kaynakların enerji bağımsızlığı ve iklim hedefleri açısından önemine dikkat çekti.

Türkiye, jeotermal enerji alanındaki potansiyelini elektrik üretiminin yanı sıra konut ısıtması, seracılık ve termal turizm gibi farklı sektörlerde de değerlendirmeyi sürdürüyor. 17 Ekim Dünya Jeotermal Günü dolayısıyla açıklamalarda bulunan Jeotermal Enerji Derneği (JED) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, ülkedeki santrallerin güncel teknolojilerle işletildiğini ve çevresel standartların önem taşıdığını söyledi.

Kındap, Türkiye’nin 2035 Ulusal Enerji Hedefleri kapsamında jeotermal kaynaklı elektrik üretim kapasitesinin 4 bin 500 megavata çıkarılmasının planlandığını hatırlattı. Bu hedef doğrultusunda önümüzdeki 10 yılda yaklaşık 10 milyar dolarlık yatırıma karşılık gelen projelerin gündeme gelmesi bekleniyor.

“Santraller 7 gün 24 saat izleniyor”

Türkiye’de elektrik üretimi yapan 68 jeotermal santralin bulunduğunu belirten Kındap, tesislerin ilgili kamu kurumları tarafından denetlendiğini ve emisyonlarının 7 gün 24 saat izlendiğini ifade etti.

Jeotermal enerji alanında Türkiye’nin yalnızca kaynak zenginliğiyle değil, mühendislik kabiliyeti, teknoloji uygulamaları ve işletme deneyimiyle de öne çıktığını dile getiren Kındap, santrallerin mevsim koşullarından bağımsız olarak sürekli enerji üretebildiğini vurguladı.

Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesinin önemine değinen Kındap, çevresel etkilerle ilgili değerlendirmelerin bilimsel analizlere ve somut verilere dayanması gerektiğini söyledi. Santrallerin yakın çevresindeki tarımsal üretime olumsuz etkide bulunduğuna ilişkin somut bir bilimsel analiz veya değerlendirme bulunmadığını belirten Kındap, bilimsel ölçümlerle ortaya konulan tespitlerin dikkate alınmasını ve gerekli iyileştirmelerin yapılmasını desteklediklerini kaydetti.

“Jeotermale karşı olmak, ithal kaynaklara bağımlılığı artırmak demektir”

Jeotermalin Türkiye’ye ait yerli bir kaynak olduğunu belirten Kındap, bu enerjinin değerlendirilmesinin dışa bağımlılığı azaltma açısından önem taşıdığını ifade etti.

Kındap, “Jeotermale karşı olmak Türkiye’nin enerjide ithal kaynaklara daha fazla bağımlı olmasının yanında olmaktır” dedi.

Jeotermal enerjinin yalnızca elektrik üretiminde kullanılmadığını hatırlatan Kındap; konut ısıtması, jeotermal seracılık, termal turizm, balıkçılık ve madencilik gibi alanlarda da ekonomik değer oluşturduğunu belirtti. Kındap, Türkiye’nin 2053 net sıfır hedeflerine ulaşmasında yerli ve sürekli enerji üretimi sağlayan jeotermal kaynakların önemli rol üstlenebileceğini söyledi.

170 bin konut jeotermal enerjiyle ısıtılıyor

Türkiye’de jeotermal kaynakların kullanım alanları elektrik üretimiyle sınırlı kalmıyor. Sektör verilerine göre ülkede yaklaşık 170 bin konut jeotermal enerjiyle ısıtılıyor.

Konut ısıtmasında Afyonkarahisar 55 bin 610 konutla ilk sırada yer alırken, İzmir 41 bin 295 konutla ikinci sırada bulunuyor.

Jeotermal seracılıkta da yatırımlar artıyor. Toplam büyüklüğü 7 bin dönüme ulaşan jeotermal seraların, tarımsal üretim ve ihracata katkı sağladığı belirtiliyor. Sektör temsilcilerine göre Türkiye’nin kaynaklarının daha fazla değerlendirilmesiyle jeotermal sera alanlarının 100 bin dönüme ulaşması mümkün olabilecek.

Jeotermal kaynaklı organize tarım bölgeleri artıyor

Tarım ve Orman Bakanlığının destekleriyle sayıları artan organize tarım bölgelerinin 46’sı tüzel kişilik kazandı. Bu bölgelerin 15’inin jeotermal kaynaklı olarak faaliyet göstermesi planlanıyor.

Jeotermal enerjinin tarımsal üretimde kullanılması, kaynakların farklı sektörlere kazandırılması açısından önem taşıyor. Bu yatırımların üretim kapasitesine ve tarımsal ihracata katkı sağlaması hedefleniyor.

Termal turizmde yeni tesisler devreye giriyor

Türkiye’nin termal turizm alanında da yeni yatırımlara hazırlandığı bildirildi. Sektör verilerine göre ülkede mevcut termal turizm yatak kapasitesi 70 bin seviyesinde bulunuyor.

2026 yılında hizmete giren veya girmeye hazırlanan 7 termal otelin toplam yatak kapasitesi 2 bin 942 olarak belirtilirken, 2027 ve sonrasında devreye alınması planlanan 19 yeni otelin kapasitesinin 8 bin 454 olması öngörülüyor.

Bu tesislerle birlikte 2026 ve 2027 yıllarında Türkiye’nin termal yatak kapasitesine toplam 11 bin 396 yatak eklenmesi bekleniyor.

Hedef, yerli kaynakları çevresel sorumlulukla değerlendirmek

Ali Kındap, Dünya Jeotermal Günü dolayısıyla yaptığı değerlendirmede Türkiye’nin jeotermal zenginliğinin bilimsel bilgi, ileri teknoloji ve çevresel sorumluluk temelinde geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.

Kındap, yüksek çevre standartlarının yalnızca santrallerin kuruluş aşamasında değil, işletme ömrü boyunca da gözetilmesi gerektiğini belirterek düzenli ölçüm, etkin denetim, şeffaf bilgilendirme ve teknolojik iyileştirmenin sorumlu işletmeciliğin temel unsurları olduğunu ifade etti.

Türkiye’nin Jeotermal Enerji Hedefi: Kurulu Güçte 4 Bin 500 MW
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter


Giriş Yap

Haberveriyor ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

Yapay Zeka Haber Sistemi ile Sohbet Et

Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir