Hepatit B, tedavi edilmediği takdirde siroz ve karaciğer kanseri gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabilen bir hastalıktır. Bu bağlamda BURTOM Özlüce Dahiliye Uzmanı Dr. Filiz Gündüzer, hastalığın seyrine ilişkin önemli açıklamalarda bulunarak erken teşhis, aşılanma ve düzenli takip süreçlerinin kritik öneme sahip olduğunu vurguladı. Uzm. Dr. Gündüzer, “Erken tanı, düzenli takip ve uygun tedavi ile bu risklerin büyük ölçüde önlenmesi mümkündür. Hepatit B’ye karşı aşı ile korunmak da söz konusudur. Risk grubunda olan bireylerin test yaptırmaları ve gerektiğinde tedaviye hızlı bir şekilde başlamaları, hem kendi sağlıkları hem de toplum sağlığı açısından büyük önem taşır” şeklinde konuştu.
Hepatit B’nin Belirtileri ve Tehditleri
Dr. Filiz Gündüzer, hepatitin karaciğer dokusunda iltihaplanma ile seyrettiğini ve uzun yıllar boyunca hiçbir belirti göstermeden ilerleyebileceğini belirtti. Bu nedenle hastalığın toplumda “sessiz tehlike” olarak adlandırıldığını ifade eden Gündüzer, şu ifadeleri kullandı: “Dünya çapında milyonlarca insan, vücudunda hepatit virüsünün bulunduğundan habersiz bir şekilde yaşamına devam ediyor. Karaciğerdeki hasar ileri bir aşamaya ulaşana kadar, hastalarımızda belirgin bir rahatsızlık hissedilmeyebilir. Ancak gerekli müdahale yapılmadığında süreç, maalesef siroz ve karaciğer kanseri gibi ciddi riskler taşıyan durumlara dönüşebilir. Erken aşamada yapılacak tanı, düzenli klinik takip ve doğru tedavi yöntemleriyle bu ağır komplikasyonları önlemek mümkündür.”
Yanlış Bilgiler ve Halk Sağlığı
Hepatit hakkında yanlış bilgilendirme ve kulaktan dolma bilgiler, bireylerin sağlık kuruluşlarına başvurmalarını geciktirdiğini belirten Dr. Gündüzer, toplumda sıkça rastlanan yanlış anlamalara da açıklık getirdi. “Hastalığın sadece sarılık ya da karaciğer ağrısı ile kendini göstereceği düşüncesi yanlıştır. Çoğu vakada herhangi bir belirti gözlemlenmeyebilir. Hepatitin ana nedeni virüslerdir. Alkol, tek başına bir neden olmasa da, mevcut virüsün karaciğerde yarattığı hasarı hızlandırır. Günümüzde, Hepatit C modern ilaç tedavileri ile yüksek başarı oranlarıyla tedavi edilebilirken, Hepatit B, koruyucu aşılar sayesinde kontrol altında tutulabilmektedir. Ayrıca, her hepatit tanısı, kişinin mutlaka siroz geliştireceği anlamına gelmez” diye konuştu.
Aşılama ve Koruyucu Hekimlik
Koruyucu hekimlik ve aşılama uygulamalarının karaciğer sağlığındaki önemine dikkat çeken Dr. Filiz Gündüzer, açıklamasını şu çağrıyla sonlandırdı: “Hepatit B enfeksiyonuna karşı en etkili silahımız güvenilir ve etkili aşılardır. Özellikle risk grubunda bulunan vatandaşlarımızın zaman kaybetmeden tarama testlerini yaptırmaları, bağışıklık durumlarını kontrol ettirmeleri ve gerektiğinde hızlı bir şekilde tedaviye başlamaları, hem bireysel sağlıkları hem de toplum sağlığının korunması açısından oldukça kritik bir öneme sahiptir. Karaciğerinizi koruyun; bilgi sahibi olun, test yaptırın, aşınızı olun ve çevrenizdekileri de bu konuda teşvik edin. Hepatitsiz bir geleceği ancak birlikte hareket ederek inşa edebiliriz.”


















