Memur-Sen Antalya Temsilcisi ve Eğitim-Bir-Sen Antalya Şube Başkanı Eyüp Bülent Miran, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Türkiye Cumhuriyeti’ne yönelik açıklamalarına sert bir yanıt verdi.
Miran, Türkiye-AB Karma İstişare Komitesi (KİK) Türkiye kanadı üyesi olan sekiz büyük sivil toplum ve meslek kuruluşunun ortak bildirisinde, Netanyahu’nun 21 Ağustos’ta yaptığı ifadeleri nefretle kınadıklarını belirtti. Miran, Netanyahu yönetiminin kullandığı tehdit ve gerilim dilinin kabul edilemez olduğunu vurguladı.
Yaptığı açıklamada, “İsrail Başbakanı Netanyahu’nun Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a ve Türkiye Cumhuriyeti’ne yönelik hadsiz ifadelerini ve tehditlerini şiddetle kınıyoruz. Mesnetsiz suçlamalarını bütünüyle reddediyoruz. Türkiye, barışın, istikrarın ve uluslararası hukukun hâkim olması için gayret gösteren; insani değerleri ve mazlumların haklarını kararlılıkla savunan güçlü bir ülkedir” dedi.
Miran, İsrail yönetiminin gerilimi artıran söylemlerinin bölgenin ihtiyaçlarıyla örtüşmediğini ifade ederek, Orta Doğu’nun diyalog ve iş birliğine ihtiyacı olduğunu söyledi. “Bölgemizin ihtiyacı yeni gerilimler, tehditler ve çatışmalar değil; diyalog, iş birliği, barış ve istikrardır. Netanyahu yönetimini, gerilimi daha da artıracak söylem ve eylemlerden kaçınmaya, uluslararası hukuka ve sorumlu devlet anlayışına uygun hareket etmeye davet ediyoruz” şeklinde konuştu.

Filistin’de yaşanan insani dramın ve devam eden şiddetin sorumlularının uluslararası kamuoyu tarafından açık biçimde görülmesi gerektiğini belirten Miran, “Filistin’de işgalin ve şiddetin baş sorumlusunun Netanyahu olduğunu herkes görmelidir. Masum sivillerin yaşamını hiçe sayan, uluslararası hukuku ve insan haklarını görmezden gelen anlayış karşısında bütün dünya sessiz kalmamalıdır. Bu zulme ve pervasız hukuk tanımazlığa bütün dünya karşı durmalı ve buna ‘dur’ demelidir” dedi.
Miran, Türkiye’nin dış politika tercihlerini tehdit ve baskı söylemleriyle değiştirmeye yönelik girişimlerin sonuçsuz kalacağını ifade ederek, “Türkiye Cumhuriyeti, tehditlerle, hakaretlerle veya mesnetsiz suçlamalarla yönlendirilebilecek bir ülke değildir. Bizler milletimizin emeğini, alın terini ve ortak vicdanını temsil eden sendikalar ve meslek örgütleri olarak; savaşın değil barışın, çatışmanın değil diyaloğun, hukuksuzluğun değil uluslararası hukukun yanında olmaya devam edeceğiz” dedi.






















