ABD ile İran arasında 28 Şubat’ta başlayan savaş, altı ay geride kalmasına rağmen sona yaklaşmış görünmüyor. Karşılıklı saldırılar devam ederken Hürmüz Boğazı’ndaki geçişler ciddi biçimde yavaşladı, petrol fiyatları yükseldi ve çatışmanın maliyeti hem bölge ülkeleri hem de ABD açısından giderek büyüdü. Uzmanlar, savaşın kısa süreli bir operasyon olmaktan çıkarak uzun soluklu bir krize dönüşebileceği uyarısında bulunuyor.
İran Savaşı Altı Ayda Ağır Bir Bilanço Yarattı
Yerel kaynaklardan derlenen verilere göre savaşın başladığı 28 Şubat’tan bu yana Orta Doğu genelinde 8 binden fazla kişi hayatını kaybetti. İran hükümeti nisan ortasına kadar en az 3.468 kişinin öldüğünü açıklarken, farklı insan hakları kaynakları mayıs ayında bu sayıyı 3.636 olarak verdi. ABD Savunma Bakanlığı verilerine göre ise savaşla bağlantılı operasyonlarda 18 Amerikan askeri yaşamını yitirdi, 758 asker yaralandı.

Savaşın ekonomik etkisi de hızla büyüdü. Hürmüz Boğazı’ndaki geçişlerin ciddi biçimde azalması petrol fiyatlarını yukarı taşıdı. Savaş öncesinde varil başına yaklaşık 72 dolar seviyesinde bulunan petrol, altı ay sonra 90 dolar civarında seyrediyor. ABD’de benzin fiyatlarının son bir yılda yaklaşık yüzde 30 yükseldiği belirtilirken, enerji enflasyonunun tüketicilere 26 Ağustos itibarıyla 91,6 milyar dolarlık ek maliyet getirdiği hesaplanıyor.
Bu tablo Donald Trump’ın iç politikadaki desteğini de etkiliyor. Son anketlerde ABD Başkanı’nın görev performansını onaylayanların oranı yüzde 33’e kadar gerilerken, İran’a yönelik askeri operasyonu destekleyenlerin oranı da yüzde 31’e düştü. Kasım ayında yapılacak ara seçimler öncesinde enerji maliyetlerinin yüksek kalması ve savaşın sona erdirilememesi, Trump yönetimi üzerindeki siyasi baskıyı artırıyor.
Bölgesel dengelerde de ciddi değişimler yaşanıyor. İran’ın füze ve insansız hava aracı saldırıları daha önce güvenli kabul edilen Körfez ülkelerini etkilerken, deniz taşımacılığı ve sigorta maliyetleri yükseldi. İran’ın Hürmüz üzerindeki kontrolünü pazarlık aracı olarak kullanması ise Tahran’a önemli bir avantaj sağlıyor. Uzmanlara göre ABD savaş boyunca birçok taktik başarı elde etmiş olsa da kalıcı bir siyasi sonuç üretebilmiş değil. Tarafların temel taleplerinden geri adım atmaması, İran savaşının kısa vadede sona ereceğine dair beklentileri de zayıflatıyor.






















