Gazze Şeridi’nde devam eden İsrail saldırıları, bölgedeki su ve sanitasyon altyapısını büyük ölçüde tahrip etti. Bu durum, halkı su tankerlerine bağımlı hale getirirken, su krizi giderek derinleşiyor.
Binlerce Filistinli, temiz suya ulaşabilmek için büyük bir mücadele veriyor. Saldırılar nedeniyle evlerini kaybeden ve çadırlarda yaşayan aileler, suyun en kıt kaynaklardan biri haline geldiğini belirtiyor. Aileler, belirli aralıklarla gelen su tankerlerine bağımlı durumda ve bu tankerler yalnızca temel ihtiyaçlarını karşılamaya yetecek kadar su sağlıyor. Ayrıca, yaz sıcaklarının etkisiyle su ihtiyacı artarken, su kaynaklarının azalması insani krizi derinleştiriyor.
Filistinli Fadi Al-Amarin, su kıtlığının Gazze halkı için en büyük zorluklardan biri olduğunu ifade etti. Al-Amarin, yerinden edilmiş ailelerin ve saldırılardan etkilenen sivillerin su altyapısının tahrip edilmesi nedeniyle ciddi sıkıntılar yaşadığını vurguladı. Uluslararası kuruluşlara, Gazze genelinde ailelere su ulaştırmak için destek çağrısında bulundu.
Louay Hamdan ise su arayışının hayatlarının ayrılmaz bir parçası haline geldiğini belirtti. Her gün sabah 06.00’da su almak için uzun kuyruklarda beklediklerini söyleyen Hamdan, İsrail saldırılarının evlerini yok ettiğini ve temiz su kaynağı olmayan kamplarda yaşamak zorunda kaldıklarını dile getirdi. Tüm sivillerin su tankerlerinin peşinden koşmak zorunda kaldığını ifade eden Hamdan, su temini mücadelesinin, Gazze halkının karşı karşıya kaldığı daha geniş bir insani krizin parçası olduğunu vurguladı.
Gazze Su İdaresi’ne göre, bölgedeki nüfusun yaklaşık yüzde 85’i güvenli içme suyuna erişemiyor ve su tankerlerine bağımlı durumda. Yetkililer, Gazze’nin su temini ve atıksu altyapısının yüzde 85 ila yüzde 90’ının tahrip edildiğini bildirdi. Ayrıca, tuz arıtma tesislerinin yaklaşık yüzde 85’inin faaliyetlerini durdurması, su krizini daha da kötüleştirdi.






















