Büyük Anadolu Samsun Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Elanur Yılmaz Akay, kontrolsüz ve aşırı kısıtlayıcı diyetlerin hormon dengesini bozabileceğini belirtti. Akay, bu tür diyetlerin metabolizma, kan şekeri, üreme sağlığı ve uyku düzeni üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceğini vurguladı.
Hızla kilo verme amacıyla uygulanan kontrolsüz diyetlerin sadece vücut ağırlığını değil, hormonal dengeyi de olumsuz etkilediğini ifade eden Akay, “Çok düşük kalorili beslenme programları, tek tip diyetler, uzun süreli açlık ve dengesiz beslenme alışkanlıkları, vücudun normal çalışma düzenini bozarak metabolizmadan üreme sağlığına kadar birçok sistemi etkileyebilir” dedi.
Dyt. Akay, “Vücut yeterli enerjiyi alamadığında bunu bir ‘kıtlık dönemi’ olarak algılar ve kendini korumaya alır. Bu süreçte metabolizma yavaşlar, enerji harcaması azalır ve kilo verme hızı düşer. Metabolizmayı düzenleyen tiroit hormonlarının azalması; halsizlik, üşüme, dikkat dağınıklığı ve performans kaybı gibi belirtilere neden olabilir. Uzun süreli düşük kalorili diyetler, hedeflenenin aksine kilo vermeyi zorlaştırabilir” şeklinde konuştu.
Kontrolsüz diyetlerin iştahı düzenleyen hormonları da etkilediğini belirten Akay, “Tokluk hissi sağlayan leptin hormonu azalırken, açlık hissini artıran ghrelin hormonu yükselir. Bunun sonucunda kişi sürekli açlık hissedebilir, diyeti sürdürmekte zorlanabilir ve verilen kiloları geri alma riski artabilir” ifadelerini kullandı.
Dyt. Akay, yetersiz ve dengesiz beslenmenin stres hormonu kortizol seviyesini artırabileceğine dikkat çekti. Uzun süre yüksek seyreden kortizolün, kas kaybını hızlandırabileceğini, bağışıklık sistemini olumsuz etkileyebileceğini ve karın bölgesinde yağ depolanmasını artırabileceğini söyledi. Ayrıca, hormonal değişikliklerin üreme sağlığını da etkileyebileceğini vurguladı.
Akay, sağlıklı kilo vermenin temelinin hormonları zorlayan geçici çözümler değil, sürdürülebilir ve dengeli beslenme olduğunu belirtti. Karbonhidratın tamamen kesildiği veya düzensiz öğünlerle sürdürülen diyetlerin insülin hormonunun normal işleyişini bozabileceğini ifade etti. Uzun vadede bu durumun insülin direnci gelişme riskini artırabileceğini de sözlerine ekledi.
Sonuç olarak, sağlıklı kilo kaybının yalnızca tartıdaki rakamın azalması değil, kas kütlesinin korunması, hormonların dengede kalması ve genel sağlığın desteklenmesiyle mümkün olduğunu kaydetti.






















