Bilecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde ilk kez katarakt ve glokom tedavisine yönelik iki cerrahi işlem aynı seansta gerçekleştirildi. Sol gözünde görme düzeyi 0,05 olan 66 yaşındaki Muhsin Memiş’in görme düzeyi, ameliyat ve takip sürecinin ardından 0,6’ya yükseldi.
Bilecik’in Yenipazar ilçesinde yaşayan 66 yaşındaki Muhsin Memiş, sol gözündeki görme azalması nedeniyle Bilecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Polikliniği’ne başvurdu. Yapılan muayenelerde, uzun yıllardır ileri evre glokom tedavisi gören hastada görmeyi önemli ölçüde etkileyen katarakt da tespit edildi.
Hekimler, yalnızca katarakt ameliyatının yeterli olmayacağını değerlendirerek hem kataraktın giderilmesi hem de göz içi basıncının kontrol altına alınması amacıyla iki cerrahi işlemin aynı seansta yapılmasına karar verdi.
Bilecik’te ilk kez kombine cerrahi uygulandı
Bilecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları hekimleri Doç. Dr. Mehmet Cem Sabaner ve Dr. Öğr. Üyesi İrem Güneş tarafından gerçekleştirilen operasyonda, fakoemülsifikasyon yöntemiyle katarakt ameliyatı yapıldı ve göz içine lens yerleştirildi.
Aynı seansta Gonyoskopi Destekli Transluminal Trabekülotomi (GATT) adı verilen glokom cerrahisi de uygulandı. Bilecik’te ilk kez gerçekleştirilen kombine müdahaleyle hastanın iki farklı göz rahatsızlığına yönelik tedavisi aynı seansta yapıldı.
Hastanın görme düzeyi 0,05’ten 0,6’ya yükseldi
Ameliyat öncesinde sol gözündeki görme düzeyi 0,05 olan Muhsin Memiş’in, operasyonun ve takip sürecinin ardından görme düzeyi 0,6’ya yükseldi.
Dört gün boyunca hastanede takip edilen hasta, genel durumunun iyi olması üzerine taburcu edildi.
Glokom tedavisinde erken tanı ve takip önemli
GATT yönteminin, glokom hastalarında göz içi sıvısının doğal dışa akım yollarındaki direnci azaltarak göz içi basıncının kontrol altına alınmasını amaçladığı belirtildi. Uygun hastalarda katarakt ameliyatıyla birlikte uygulanabilen yöntem, iki farklı göz rahatsızlığına aynı seansta müdahale edilmesine imkân sağlıyor.
Operasyonu gerçekleştiren hekimler, glokom hastalığında erken tanı ve düzenli takibin önemine dikkat çekti. Hekimler, özellikle ileri evre hastalarda uygun cerrahi yöntemlerin uygulanmasının hastalığın kontrol altına alınmasında önemli rol oynadığını vurguladı.

















