Balıkesir’de 1965 yılında Ali Aktürk ile başlayan terzilik geleneği, oğlu Nuri Aktürk ve torunu Dilara Zişan Aktürk ile üçüncü kuşakta devam ediyor. Aynı dükkânda birlikte çalışan aile, mesleğin inceliklerini yaşatmaya çalışırken artan maliyetler ve çırak bulma güçlüğü nedeniyle terzilik mesleğinin geleceğine ilişkin endişelerini de dile getiriyor.
Terzilik geleneği 1965’ten bu yana sürüyor
Balıkesir’de terzilik mesleğini sürdüren Aktürk ailesi, üç kuşaktır aynı dükkânda çalışarak geleneksel el işçiliğini yaşatıyor. Mesleğe 1965 yılında başlayan Ali Aktürk, yıllar içinde edindiği tecrübeyi önce oğlu Nuri Aktürk’e, ardından torunu Dilara Zişan Aktürk’e aktardı.
Terziliğe İsmet Tan’ın yanında başladığını anlatan Ali Aktürk, askerlik görevinin ardından mesleğini sürdürdü. 1981 yılında Balıkesir’de kendi iş yerini açan Aktürk, uzun yıllar Yeşilli Caddesi’nde çalıştı. İş yerinin yıkılmasının ardından başka bir dükkâna taşınan Aktürk, mesleki birikimini ailesinin genç kuşaklarıyla paylaşmaya devam etti.
Oğlunu da yanında yetiştirdiğini belirten Ali Aktürk, iş yerini daha sonra ona devrettiğini söyledi.
“Üç kuşaktır bu mesleği devam ettiriyoruz” diyen Ali Aktürk, torununu da yetiştirmeye başladıklarını ifade etti.
“Terzilik yok oluşa doğru gidiyor”
Balıkesir Terzi ve Konfeksiyoncular Odası Başkanı Nuri Aktürk, mesleğe 1995 yılında Levent Kaleli’nin yanında başladığını, 1999’dan itibaren babasıyla birlikte çalıştığını anlattı. Babası Ali Aktürk’ün 2007 yılında iş yerini kendisine devrettiğini belirten Nuri Aktürk, kızı Dilara Zişan Aktürk’ün de 2026 yılında çıraklık eğitim merkezinde moda tasarımı bölümüne başladığını kaydetti.
Terzilik mesleğinin ekonomik ve yapısal sorunlarla karşı karşıya olduğunu dile getiren Aktürk, artan maliyetlerin özel dikim işlerini azalttığını, çırak yetiştirmenin de giderek zorlaştığını söyledi.
Kira, elektrik ve kargo giderleri ile kumaş fiyatlarındaki artışın esnafı zorladığını belirten Aktürk, “Terzilik mesleği artık yok oluşa doğru gelmeye başladı. Esnaf terziler olarak çırak yetiştirmekte de sıkıntı yaşıyoruz. Maliyetler arttığı için özel dikimler azalmaya başladı. Kira artışları, elektrik giderleri, kargo maliyetleri ve kumaş fiyatlarındaki yükseliş bizi zorluyor” dedi.
Basit usulde vergilendirmeye ilişkin değişikliklerin de bazı terzilerin iş yerlerini kapatmasına neden olduğunu savunan Aktürk, mevcut uygulamaların yeniden değerlendirilmesini istediklerini belirtti.
Terzi esnafı için malzeme ofisi planı
Nuri Aktürk, oda olarak üyelerin üretim maliyetlerini azaltmaya yönelik çalışmalar yürüttüklerini ifade etti. Bu kapsamda kumaş, iplik, bobin ve fermuar gibi malzemelerin daha uygun fiyatlarla temin edilebilmesi amacıyla bir “malzeme ofisi” açmayı planladıklarını açıkladı.
Projenin birkaç ay içinde faaliyete geçirilmesinin hedeflendiğini belirten Aktürk, bu girişimle terzi esnafının maliyet yükünün hafifletilmesine katkı sağlamayı amaçladıklarını bildirdi.
Dededen toruna meslek öğreniyor
Aktürk ailesinin üçüncü kuşak temsilcisi Dilara Zişan Aktürk ise çocukluğundan beri terzilik yapmak istediğini söyledi. Çıraklık eğitim merkezinde moda tasarımı eğitimi alan genç terzi, babası ve dedesiyle aynı dükkânda çalışarak mesleğin farklı aşamalarını öğreniyor.
Kumaş kesmeyi daha çok sevdiğini belirten Dilara Zişan Aktürk, dükkândaki iş bölümünü şu sözlerle anlattı:
“Dededen oğula, oğuldan kıza bu mesleği yapıyoruz. Babamla sabahları dükkâna gelip bazen gece geç saatlere kadar çalışıyoruz. Kesim yapmayı daha çok seviyorum. Dedem kesiyor, babam dikiyor, ben de düğme dikmek ve sökükleri açmak gibi yapılması gereken işleri yapıyorum. Üç kuşak burada birlikte çalışmaktan son derece mutluyuz.”
Geleneksel terzilik geleceğe taşınıyor
Aynı dükkânda bir araya gelen Ali, Nuri ve Dilara Zişan Aktürk, aile mesleğini sürdürürken yılların deneyimini de gelecek kuşaklara aktarmaya çalışıyor. Üç kuşağın birlikte yürüttüğü çalışmalar, geleneksel terziliğin yaşatılması açısından örnek oluştururken mesleğin karşı karşıya olduğu ekonomik sorunlar da çözüm bekliyor.

















