Salı, Ocak 27, 2026
Spor Haberleri

Kadıköy’de Soğuk Duş: Göztepe’den Savunma Manifestosu, Fenerbahçe’ye Sert Uyarı

Türk futbolunda bazı maçlar vardır; skor tabelası sessizdir ama anlattıkları çok gürültülüdür. Kadıköy’de oynanan Fenerbahçe–Göztepe karşılaşması tam olarak böyle bir geceye sahne oldu. Altı önemli oyuncusundan yoksun şekilde İstanbul’a gelen Göztepe, sahadan bir puanla ayrılmakla kalmadı; aynı zamanda futbolun temel gerçeklerinden birini bir kez daha hatırlattı: Topa sahip olmak yetmez, oyunu doğru oynamak gerekir.

Fenerbahçe, istatistik kağıdında neredeyse kusursuz görünen bir performans sergiledi. Yüzde 83 gibi son derece yüksek bir topa sahip olma oranı yakaladı. Ancak bu üstünlük, skor tabelasına ya da net pozisyon zenginliğine yansımadı. Çünkü futbol, rakip yarı sahada dolaşmak değil; o alanı doğru şekilde kullanabilmektir. Göztepe, bu maçta tam olarak bunu gösterdi.

Stoilov’un Planı: Alanı Kapat, Sabırlı Ol, Bekle

Göztepe Teknik Direktörü Stanimir Stoilov, karşılaşmaya son derece net bir planla çıktı. Rakibini iyi analiz ettiği her hamlesinden belliydi. Fenerbahçe’nin dar alanda üretkenlik sorunu yaşadığını tespit etmişti ve tüm savunma kurgusunu bunun üzerine kurdu.

Göztepe savunması, ceza sahası çevresinde kompakt bir yapı oluşturdu. Hatlar arasındaki mesafe minimumda tutuldu. Fenerbahçe’nin pas trafiği genellikle yan ve geri paslara zorlandı. Merkezden delici paslara izin verilmediği gibi, kanatlardan yapılan ortalar da çoğunlukla kalabalık savunma içinde eridi.

Bu planın en çarpıcı sonucu şuydu: Top sürekli Fenerbahçe’de kaldı, ama tehlikeli pozisyonlara giren taraf çoğu zaman Göztepe oldu. Sarı-kırmızılı ekip, kazandığı toplarla hızlı çıkmayı tercih etti ve geçiş anlarında Fenerbahçe savunmasını hazırlıksız yakaladı.

Dar Alan Sorunu: Fenerbahçe’nin Kronik Problemi

Bu maç, Fenerbahçe’nin uzun süredir yaşadığı bir problemin adeta aynasıydı. Sarı-lacivertliler, geniş alan bulduğunda tempolu ve etkili oynayabilen bir takım. Ancak alan daraldığında üretkenlik ciddi şekilde düşüyor.

Asensio, bu konuda takım içindeki nadir istisnalardan biri. Dar alanda çabuk karar verebilen, bire birde fark yaratabilen bir oyuncu profiline sahip. Ancak onun dışında Fenerbahçe kadrosunda bu özelliklere sahip oyuncu sayısı oldukça sınırlı. İsmail Yüksek, Fred ve Guendouzi gibi isimler, geniş alan futbolunda etkili. Oyun sıkıştığında ise bu oyuncuların etkisi belirgin şekilde azalıyor.

Bu durum, Fenerbahçe’nin set oyununda neden zorlandığını da açıklıyor. Topa sahip olmak, ancak doğru bölgelerde hızlanamamak, rakip savunmayı sürekli aynı senaryolarla zorlamak; Göztepe gibi disiplinli takımlar karşısında sonuç vermiyor.

Savunmada Bireysel Kalite, Sistem Açığını Kapatmıyor

Fenerbahçe’nin kadrosunda Milan Škriniar gibi üst düzey bir savunmacının bulunması, kağıt üzerinde büyük bir avantaj. Ancak bu maçta bir kez daha görüldü ki savunma, yalnızca bireysel kaliteyle ayakta kalmaz.

Her ikinci top sonrası yaşanan panik, her geçişte verilen boşluklar, savunma organizasyonundaki yapısal sorunları gözler önüne serdi. Göztepe, sınırlı hücum aksiyonlarına rağmen her atağında Fenerbahçe savunmasını zorlayabildi. Bu da savunma hattı ile orta saha arasındaki kopukluğun ne kadar tehlikeli olduğunu bir kez daha gösterdi.

Bireysel olarak iyi savunmacılara sahip olmak, sistem oturmadığında yeterli olmuyor. Fenerbahçe, bu konuda ciddi bir muhasebe yapmak zorunda.

Göztepe’nin Cesareti ve Disiplini

Altı eksikle sahaya çıkan bir takımın Kadıköy’de bu kadar cesur ve disiplinli bir oyun oynaması, takdir edilmesi gereken bir durum. Göztepe, savunmada hata yapmamaya odaklandı, hücumda ise fırsat kolladı.

Oyuncular rollerine sadık kaldı. Kimse bireysel kahramanlık peşine düşmedi. Takım savunması kusursuza yakındı. Bu anlayış, sadece bir puan getirmekle kalmadı; aynı zamanda Fenerbahçe gibi bir rakibe karşı nasıl oynanması gerektiğine dair net bir şablon sundu.

“Fenerbahçe’den nasıl puan alınır?” sorusunun cevabı bu maçta açıkça verildi: Alanı daralt, merkezi kapat, sabırlı ol ve rakibin hatasını bekle.

Şampiyonluk Yolunda Ciddi Uyarı

Bu sonuç, Fenerbahçe’nin şampiyonluk yarışında yolunun ne kadar zorlu olacağını da gösterdi. Kadıköy’de kaybedilen iki puan sadece bir maçlık değil, yapısal bir sorunun yansıması olarak okunmalı.

Önümüzdeki haftalarda Trabzonspor, Kocaelispor ve benzeri disiplinli deplasmanlarda benzer senaryoların yaşanması sürpriz olmayacaktır. Eğer Fenerbahçe, dar alanda çözüm üretemeyen oyun yapısını geliştirmezse, bu tür puan kayıpları kaçınılmaz hale gelir.

Futbolun Özeti: Top Sende Olabilir, Oyun Rakibindeyse Yetmez

Bu maçın belki de en net özeti şu cümlede gizli: Top sizde olabilir ama oyun rakibin elindeyse, o topun hiçbir anlamı yoktur.

Göztepe, Kadıköy’de futbolun temel prensiplerinden birini yeniden hatırlattı. Savunma yapmak pasiflik değil; doğru yapıldığında oyunu kontrol etmenin başka bir yoludur. Fenerbahçe ise bu dersten gerekli payı almazsa, sezonun ilerleyen haftalarında benzer acı gerçeklerle yüzleşmeye devam eder.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir